<<<<<<<<< Image Hosted by ImageShack.us



Image Hosted by ImageShack.usCute-Spot.com - Myspace Generators and Glitter Graphics!
GÖZYAŞI
Image Hosted by ImageShack.us



SAATE SADECE AKAN ZAMANI BİLMEK İÇİN DEĞİL,KAYBEDİLEN VE KAZANILAN ZAMANI GÖRMEK İÇİN DE BAKIN.....

Bağlantılarım

* Ana Sayfa
* Profilim
* Arşiv
* Arkadaşlarım
* nurtopu.com
* art fm
* müslüman genç
* radyo onbeş
* islam yurdu
* ebuzer
* ilkadım dergisi

Kategoriler

<%body%> ARKADAŞLARIM

kardelensiz fatima
kardelensiz ahsennur
kardelensiz aisece
kardelensiz aylin2
kardelensiz zahide06
kardelensiz abuhayat
kardelensiz cisil2006
kardelensiz 1984nilufer
kardelensiz asfur
kardelensiz bahargunesi
kardelensiz hayaldunyam
kardelensiz ensarlar
kardelensiz dilaran
kardelensiz yesimece
kardelensiz yolcugidiyor
kardelensiz kayauymaz
kardelensiz bedraka
kardelensiz islamneguzel
kardelensiz rumeysa1980
kardelensiz zehra50
kardelensiz islambirligi
kardelensiz bahardali
kardelensiz sonsuzlukkervani
kardelensiz duaufku
kardelensiz demetinevi
kardelensiz papatya68
kardelensiz eserden
kardelensiz aloneangel8
kardelensiz fatosundunyasi
kardelensiz feyzanur2000
kardelensiz resulevuslat
kardelensiz mnelam
kardelensiz kayserimutfagi
kardelensiz allame
kardelensiz allahbirdir
kardelensiz bentsahra
kardelensiz ailehayati
kardelensiz muratdincerr
kardelensiz hayrunnisa97
kardelensiz azadgulu
kardelensiz ornekinsanlar
kardelensiz aisha88
kardelensiz renklerkusagi
kardelensiz ruzun
kardelensiz ***akif*** *******
kardelensiz ibrahim korkmaz
kardelensiz sermest
kardelensiz avsarkizi
kardelensiz busu
kardelensiz 93busra
kardelensiz emel24
kardelensiz duadilencisi
kardelensiz ahsen50
kardelensiz bennur76
kardelensiz hidayetsaati
kardelensiz bebeksagligi
kardelensiz mihri
kardelensiz paylastikca97
kardelensiz canbahar
kardelensiz ortahisar
kardelensiz sema1
kardelensiz hisari
kardelensiz zahidem50
kardelensiz biryudumhobi
kardelensiz harosa
kardelensiz sessizciglik1
kardelensiz sukayne
kardelensiz gulsun35
kardelensiz yusufhilal
kardelensiz selvasandigi
kardelensiz neslihobi
kardelensiz inciislam
kardelensiz nasibim
kardelensiz ozlemaslantas
kardelensiz cennetufirdevs
kardelensiz kimyager1067
kardelensiz beyzanur2005
kardelensiz selvamutfagi
kardelensiz sevilay50



Image Hosted by ImageShack.us Merhaba arkadaşlar lütfen mesaj yazarken adresinizide yazmayı unutmayın sizleri ziyaretim daha kolay olur sevgilerimle...


Arkadaşlarımın bannerleri

Sohbetsevenler x"igra

Hazirlayan : AFFEYLE_ALLAHIM
Nasibim azadgulu Graphics by yinebiirgulnihal/YBG
gül bahçesinde gül olmak
Image Hosted by ImageShack.us > Image Hosted by ImageShack.us SON YORUMLAR Tebrik
MİRAC KANDİLİNİZ KUTLU OLSUN:
kandil
mrb
tesekkurler herkese gonderdim
.....
dua dua dua..
ALLAH RAZI OLSUN......
Geçmiş bayramını en içten dileklerimle kutluyorum
S.A

GIRLY MYSPACE CURSORS!

Başörtüsüne neden karşısınız, hiç düşündünüz mü?


*Başörtüsüne size ölümü hatırlattığı için karşıysanız, vazgeçiniz.
Ölüm vardır ve gerçektir.

Başörtüsüne din karşıtlığınız sebebiyle muhalifseniz, vazgeçiniz.
Dinin teselli etme ve hayata anlam katma gücünü yok edemezsiniz.

Başörtüsüne korktuğunuz için karşıysanız, korkunuzu analiz ediniz.

Korkunuz dini bir veriden kaynaklanıyorsa, o veriyi tartışınız.

Korkunuz dinin yanlış yorumlarından kaynaklanıyorsa,
 doğru yorum bulmak ya da oluşturmak için mücadele ediniz.

Korkunuz küçük kentler ve Anadolu'daki mahalle baskısı ise
 insanlarla diyologa giriniz.

Korkunuz İran gibi olmaktan kaynaklanıyorsa, başörtüsüne
karşı çıkmak yerine radikalliğe karşı çıkınız.

Korkunuz Atatürkçülüğün tehlikede olmasından kaynaklanıyorsa
 hangi Atatürk'ü savunduğunuzu sorgulayınız.

Korkunuz Cumhuriyetin tehlikede olmasından kaynaklanıyorsa
 'Tek Parti Cumhuriyeti'ni mi, 'Çok Partili Cumhuriyeti' mi
savunduğunuzu sorgulayınız.

Korkunuzun sebebi özgürlüklerin kaybolması ise, ise herkese
 özgür yaşayacağı ortam sağlayacak çözümler üretiniz.

Korkunuz laikliğin tehlikede olmasından ileri geliyorsa,
laiklikle din karşıtlığını karıştırıp karıştırmadığınızı sorgulayınız.

Korkunuz sahip olduklarınızı yitirmekse, elde ettiğiniz varlıklara
'düşünceye karşı düşünce' yöntemiyle mi mücadele ediyorsunuz,
 bunu sorgulayınız.

Başörtülü birini gördüğünüzde size 'dinsiz' denildiğini
hissediyorsanız, vazgeçiniz. Çünkü bu sizin algınız olabilir.
 Niyet okuyarak hükme varmak, insanı realite körlüğüne götürür.

Başörtülü bir kadını gördüğünüzde, 'dinde böyle bir uygulama yok'
 diye düşünüyorsanız, bırakınız onu konunun uzmanları söylesin.
Bilimsel cahillik yapmayınız.

Başörtüsünü 'gericilik' olarak değerlendiriyorsanız, asıl gericiliğin
öğrenme hakkını engelleme olduğunu görünüz. Gericilikle mücadele
cehaletle mücadeledir; dinle mücadele değildir.

Başörtülüleri 'kendilerini kısıtlayan insanlar' olarak görüyorsanız,
inandığı değerler için zevklerinden vazgeçenlere saygı duyunuz.

Başörtülüler size 'Usame Bin Ladin'i hatırlatıyorsa, zihin haritanızı
değiştiriniz. Radikal din anlayışının, İslam dininin ilk doğuşunda üç
halifeyi öldürdüğünü unutmayınız.

Başörtüsünü görünce 'dinî faşizm'den korkuyorsanız, Hitler'den
hareketle 'bütün Almanlar faşisttir' deme adaletsizliğini yapmayınız.

Başörtülüler, size 'tehdit altında olduğunuz' izlenimini veriyorlarsa,
kendinize konuyu kişiselleştirip kişiselleştirmediğinizi sorunuz.
Başörtülülerle konuşmayı deneyiniz. Önyargıları, diyaloglar aydınlatır.

Bir insanın başının zorla kapatılmasından yana iseniz, ceberutsunuz.
İslam tarihinde selefi, harici radikalizm yorumu bunu öngörmüştür.

Bir insanın başını zorla açtırıyorsanız yine ceberutsunuz.
 Bu durum, din karşıtlığını dogma haline getirdiğinizin ispatıdır:
Kendinizle yüzleşiniz.
Belki de 'Modern Tiran'lığı savunuyorsunuz.

Güç kullanarak kendi dogmalarınızı kabul ettirmek istiyorsanız,
 siz Ortaçağ'a aitsiniz. Dinî görünümlü ya da modern
görünümlü olmanız fark etmez.

Siyasî talebi olmayan bir genç kızın inançlarının gereğine göre
yaşamasına karşı çıkıyorsanız, laikliğe de karşı çıkıyorsunuz
demektir.

Siyasî talebi olmayan bir ailelerin çocuklarına dinin öngördüğü
ahlakî normları öğretmeyi, din dersi vermelerini laikliğe aykırı görüyorsanız; bu davranış bilimsel, çağdaş, ilerleme ve aydınlanmaya
uygun değildir.
Alternatif üretiniz.

Siyasî talebi olmayan ama dinini yaşamak isteyen doktora,
mühendise, subaya karışmayınız. Aydınlanmanın Descartes
 döneminde takılı kalmışsınız demektir.
Allah'a hesap verme duygusu yaşayan bir subay ya da doktor
 ülke için şanstır.

Siyasî talebi olmayan ama dinin teselli gücünü, yaşama anlam
katma özelliğini ve ölümden sonraki hayatı öngörme
fikrini bilimle birleştirenlere
karşıysanız, bilimsel gelişmeye ve düşüncenin ilerlemesine de
karşısınız demektir.

Başörtüsüne 'bazı siyasîler sahip çıkıyor' diye karşıysanız,
demokratlığınızı sorgulayınız.

'Başörtüsü istismar ediliyor' diye düşünerek muhalefet ediyorsanız,
istismar edenle etmeyeni anlamanın en iyi yolunu deneyiniz.

Bu konuyu istismar edeni etmeyenden, önyargılı olanı olmayandan ayıran
laboratuar, sosyal alanlardır. Üniversitelerde serbest bırakın. Üç, beş sene
gözlemleyin. Eğer kamu düzeni bozulursa ve başı açıkların hakları ellerinden
alınırsa, aptallık yapmayın; mücadelenizi verin.

Eğer askerseniz ve sezgileriniz, Türkiye'nin geleceğini tehdit edecek bir
tehlikeyi haber veriyorsa; üniversiteler sizin için birer sosyal psikoloji
laboratuarı olacak. Böylece siz de deneyecek ve göreceksiniz: Kamu düzeni,
provokasyonlara rağmen bozuluyor mu bozulmuyor mu?

İnsan davranışlarının dilini, yalan söylenip söylenmediğini, niyetleri
anlamayı ve korkuları yenmeyi gösterecek en iyi yol, deneme sınamadır.

Deneme-sınama yöntemi her zaman risklidir, ancak radikalliği önlemek için bu riski göze almak gerekir.
Adalet, cesaret istediği gibi doğruları bulmakta, risk almayı gerektirir.
Özgürlük ve barış tarihte hiç kolay elde edilmemiştir.

Bazıları başının dışını örtüyor, bazıları içini örtüyor. Bunun için sosyal
psikoloji laboratuarı en etkili bilimsel deney ve gözlem yeridir.

Türkiye kendi modernizmini geliştirmek dünyaya model olma şansını
yakalayabilir.
Bu konuda da rehberimiz akıl ve bilim olmalıdır.

Bilim inancı taklit etmez ama tehdit de etmez. İnceler, rapor eder ve tarih
sahnesine sunar. Özellikle üniversiteler hiçbir fikre kapısını kapamazlar.
Analiz ederler, yorumlarlar. Evrensel yaklaşım bu olmalıdır.

İnanç bilimsel kategoridir. Üniversitelerin sosyal psikolojik laboratuvar
olması fırsatını kaçırmayalım. Türkiyemiz bu sınavı dünyaya örnek olacak
şekilde aşması dileğiyle…*


Tarih: 21:42, 24/8/2008 Kategori: HAYATIN iCiNDEN
Yorum (2) | Yorum yaz | Bağlantı

Biraz sabır lütfen!!!


  
*SEVGİ *

*Adam yeni kamyonuna bakmak için evinden çıktığında, üç yaşındaki oğlunun
gayet mutlu bir biçimde elindeki çekiçle kamyonunun kaportasını mahvettiğini
görmüş.

 Hemen oğlunun yanına koşmuş ve çocuğun eline çekiçle vurmaya başlamış. Biraz sakinleşince oğlunu hemen hastaneye götürmüş. 

 Doktor, çocuğun kırılan kemiklerini kurtarmaya
çalıştıysa da elinden bir şey gelmemiş ve  çocuğun iki elinin parmaklarını
kesmek zorunda kalmış. Çocuk ameliyattan çıkıp gözlerini açtığında, bandajlı
ellerini fark etmiş ve gayet masum bir ifadeyle,
Babacığım,kamyonuna zarar verdiğim için çok üzgünüm."
     demiş ve sonra  babasına şu soruyu sormuş:
Parmaklarım ne zaman yeniden çıkacak?" *

*Babası eve dönmüş ve hayatına son vermiş... *

*Birisi masaya süt döktüğünde ya da bir bebeğin ağladığını işittiğinizde bu
öyküyü hatırlayın. Çok sevdiğiniz birine karşı sabrınızı yitirdiğinizi
anladığınızda, önce biraz düşünün. Kamyonlar onarılabilir, ama kırılan
kemikler ve incinen duygular hiçbir zaman onarılamaz; genellikle kişiyle
performansı arasındaki farkı göremeyiz.
 İnsan hata yapar. Hepimiz hata yaparız. Fakat öfkeyle ve düşünmeden yapılan
şeyler insanı sonsuza kadar rahatsız eder. Harekete geçmeden önce durun ve
düşünün. Sabırlı olun. Anlayış  gösterin ve sevin.*


Tarih: 22:40, 10/6/2008 Kategori: HAYATIN iCiNDEN
Yorum (7) | Yorum yaz | Bağlantı

KERMESE DAVET

 

HAYIR ÇARŞIMIZA BUYRUUUN

 

 

Enderun eğitim vakfı tarafından Nevşehir Lisesi yanı Alibey İşhanında açılan kermes 28 Mayıs 2008 Çarşamba günü sona erecek. Ev hanımlarının yaptıkları el emeği göz nuru yiyecek ve giyeceklerden elde edilecek olan gelirler; dar gelirli ailelerin çocuklarının eğitim ve öğretiminde kullanılacak hayır çarşımıza destek olmak için,

Bütün Nevşehirli hemşerilerimizi bekliyoruz…

 

Acele edin bu güzellikler kaçmaz…

 

 

 

 

 

Çok lezzetli görünüyor değil mi? Hadi hep beraber  gidelim…


Tarih: 21:08, 26/5/2008 Kategori: HAYATIN iCiNDEN
Yorum (4) | Yorum yaz | Bağlantı

Hanımlar işinize çok yarayacak:)

 

 

Kocanızı nasıl eğitirsiniz?

 

Bir dediğinizi iki etmeyen, itaatkâr bir kocanız mı olsun istiyorsunuz? İşte Tempo’dan ABD’li Amy Sutherland’in 4 adımda başarıya ulaşan yöntemi.

Evin orasına burasına dağılmış kirli çamaşırlardan... Bir omlet uğruna muharebe alanına çevrilmiş mutfak manzaralarından... Randevu yerine sanki Yemen’den geliyormuşçasına geç kalmalardan... Anahtardan dosyaya, tıraş losyonundan cep telefonuna kadar ne kaybedilse, sizi sorumlu tutan tavırlardan... Uzun lafın kısası, tertipten, düzenden nasibini almamış, dağınık, aklı bir karış havada kocanızdan yorulup, sıkılıp, usandıysanız... “Bir mucize formül bulsam da şunu şöyle bir yeniden yaratsam” diyenlerin imdadına yetişen bir kitap ABD’de piyasaya çıktı.

Tipik Şikâyetler

Kitabın yazarı, ABD’li gazeteci Amy Sutherland, ne bir ilişki uzmanı ne de evlilik danışmanı. Kendisinin, “Savsak kocanızı nasıl hayallerinizdeki ideal eşe dönüştürürsünüz?” tarzında, bir çeşit Güzin Abla haline geliş macerası hem komik hem ilginç. Amy’nin 12 yıllık evlilik geçmişlerine rağmen hâlâ âşık olduğu kocası Scott, pek çok hemcinsi gibi unutkan, dalgın, ihmalkâr, her yere geç kalmayı seven, kararsız ve değişken bir mizaca sahipti. Amy de kimi zaman homurdanarak, bağırıp azarlayarak kendince bir yol tutturdu. Ancak bütün bu serzenişleri işe yaramadı. Evlilik danışmanı da derdine çare olmadı.

Tam Umudunu Kesmişken

Meseleyi çözmekten umudunu kesen Amy’nin hayatı ve erkeklere bakış açısı, konuyla son derece alakasız bir proje sayesinde değişti. O dönemde egzotik hayvan eğitmenleri hakkında yazması gereken bir kitap vardı. Bu nedenle hayvanların yaşadıkları değişimi anlamak amacıyla Kaliforniya’ya gidip gelmeye başladı. Bu eğitimler sonucunda, sırtlanlar bir emirle tek ayakları üzerinde dönüşler yapıyor, pumalar tırnaklarını kestirmek için pençelerini uzatıyor, denizaslanları burunlarının ucunda top oynatıyor, babunlar kaykay kullanıyordu.

Amy uzun eğitim süreçlerini izlerken, kafasında sihirli bir ampul yandı. Yırtıcı, egzotik yaratıklar bütün bu imkânsız hareketleri, davranış biçimlerini yapabiliyorlarsa; bu tekniklerin, evdeki bambaşka bir tür üzerinde de olumlu sonuçlar verebileceğini düşündü. Acı ama gerçek... Bu farklı tür, inatçı ama sevimli kocası Scott’tan başkası değildi.

Film Teklifleri Aldı

Amy Sutherland, bu garip deneyini ve kendince elde ettiği başarıyı ilk olarak 2006’da, The New York Times gazetesinde kısa bir makale olarak yayımladı. Makalesi o yılın, elektronik postayla en çok gönderilen hikâyesi seçildi.

NBC’nin ünlü 'The Today Show’una konuk oldu. Hollywood’dan film teklifleri aldı, hatta bir tanesini kabul etti. Son olarak Şubat 2008’de 'Shamu Bana Hayat, Aşk ve Evlilik Hakkında Ne Öğretti? Hayvanlardan ve Eğitmenlerinden İnsanlar İçin Dersler’ adlı kitabı piyasaya çıktı.

Koca Eğitiminin Temel Kuralları

Olumlu davranışı takdir ettiğinizi belli edin. Kirli sepetine bir tek çorap bile atsa teşekkür edin.

Hoşunuza giden bir şey yaptığında bir öpücükle, sevdiği bir yemekle, vs. ödüllendirin.

Unutmayın! Tepkinin iyisi de kötüsü de davranışı körükler.

Hoşunuza gitmeyen tavırları sabırla görmezden gelin.

Sakın boşu boşuna dırdır etmeyin! İşe yaramaz.

Azarlamak, bağırmak sadece erkeğin sıkıcı huylarını müzminleştirmeye yarar.

Etrafa atılmış kirli çamaşır sadece kirli çamaşırdır. Kişisel olarak algılamayın!

Kocanızı sizden çok farklı, bambaşka bir tür gibi kabullenin. Böylece objektif olabilirsiniz.

Hatayı kendinizde de arayın. İşe yaramayan stratejileri değiştirin.

İlgisini başka yöne çekin. Örneğin, mutfakta dolaşmaması için salona cips ve içecek hazırlayın.

Ders 1: Yaklaştır

Amy’nin egzotik hayvan eğitmenlerinden öğrendiği temel ders, beğendiği davranışı ödüllendirmek, beğenmediğini ise görmezden gelmekti. Dırdır etmek, azarlamak söz konusu değildi.

Kaliforniya’dan Maine’deki sıcak ama dağınık yuvalarına döndüğünde, Amy, Scott’a tamamen farklı davranmaya başladı. Örneğin, Scott çamaşır sepetine kirli tişört mü attı, hemen teşekkür etti. İkinci kirli çamaşır için öpücükle ödüllendirdi.

Bu arada yatak odasının yerinde duran kirli yığınının üstünden, tek bir ters laf bile etmeden usulca geçip gitti. Zamanla fark etti ki Scott, Amy tarafından takdir edilmenin keyfini çıkarırken etraftaki kirli yığınları da küçülmeye başladı. Bu yöntemin adı 'yaklaştırma’ydı.

Ders 2: Sabret

Eğitmenin beğenmediği davranışlara en ufak bir tepki vermemesinin adı ise 'en az güçlendirici sendrom’. Zira pozitif ya da negatif herhangi bir tepki, davranışı körüklemekten başka bir işe yaramaz. Oysa hiçbir tepki verilmediğinde, o davranış biçimi zamanla yok oluyordu. İşte bu nedenle Amy kendini çok zor tutsa da hoşuna gitmeyen tavırlara kayıtsız kalmaya karar verdi.

Ders 3: İmkânsız Kıl

Uyguladığı üçüncü teknik 'uyuşmaz davranış’ kavramıydı. Bu yöntem, dikkati başka bir noktaya çekerek, istenmeyen davranışın yapılmasını engellemeye, mümkünse imkânsız kılmaya yönelikti. Amy bu tekniği kendisi yemek pişirirken Scott’ı mutfaktan uzak tutabilmek için kullandı. Ayağının altında dolaşmaması için salonun uzak bir köşesine bir çanak cips ve salsa sos koydu, parlak fikri tabii ki işe yaradı.

Ders 4: Kişisel Alma

Dördüncü kural ise hataları asla kişisel olarak ele almamaktı. Eskiden Scott’ın münasebetsiz tavırlarını hakaret gibi ya da değer görmediğinin işareti olarak algılayan Amy, buna da son verdi. Eğitmenlerin mottosunu benimsedi: 'Hata hiçbir zaman hayvanda değildir.’ Böylece kendi tepkilerini ve yanlışlarını da tahlil etmeyi öğrendi. Scott’ın kimi içgüdüsel tavırlarının köklü ve değişmez olduğunu kabullendi. Artık eskiye oranla, sivri uçları biraz daha yontulmuş bir kocası ve daha hoşnut olduğu bir evliliği vardı.

Üstelik bu durumu anlayan kocası, üzerinde böyle bir teknik uygulanmasından hiç gocunmadığı gibi, taktiği kapıp Amy üzerinde denemeye başlamıştı.

Ailem.com

 


Tarih: 17:13, 24/3/2008 Kategori: HAYATIN iCiNDEN
Yorum (7) | Yorum yaz | Bağlantı

<- | Sonraki Sayfa ->

Image Hosted by ImageShack.us Hayrettin Karaman`ın Web Sitesi